|
Nurgül Yeşilçay Röportajları - Eti Ropörtajı
|
||||
|
||||
|
|
||||
|
Oyunculuk kariyerine dizilerle başladınız. Bu girişten memnun musunuz? Nurgül Yeşilçay : Memnunum. Bir yerden başlamak lazımdı ve ben henüz Eskişehir'de okurken İkinci Bahar dizisinde oynamaya başlamıştım. O zamanlar bu sektörde daha çok yeniydim ama Türkan Şoray, Şener Şen gibi ustalarla çalışma şansına sahip oldum ve onlardan çok şey öğrendim. Bu belki klasik bir cümle gibi gelebilir size ama gerçekten öyle. En azından iş disiplini, işe gösterilen önem ve özen bunların başında gelenler. Ekip içindeki uyumlu çalışma, ortam, kokladığım hava muhteşemdi ve benim için daha iyi bir deneyim olamazdı diye düşünüyorum. İlk diziniz "İkinci Bahar"da çok usta oyuncularla beraber rol aldınız. Bu, size neler kazandırdı? Nurgül Yeşilçay : Bir kere her şeyden önce iş disiplini ne demektir onu öğrendim. Türkan hanım ya da Şener Abi kendilerine gelmeleri söylenen saatten en az yarım saat erken sete gelirler, hiç gecikmezlerdi. Bu onların ekipte herkese gösterdikleri saygının dışında, kendilerine duydukları saygının da bir göstergesiydi bence. Zaten bu kadar haklı sevgi de başka türlü kazanılamazdı diye düşünüyorum. Genç yaşta "İkinci Bahar" ile büyük bir başarı yakaladınız. Bu başarı sizi gelecek projeler açısından korkuttu mu? Nurgül Yeşilçay : Tabii, ilk başta korkmuştum. Ancak Asmalı Konak'ta da çok iyi bir senaryo, çok uyumlu bir ekip ve inanılmaz bir sıcaklık buldum. Sanırım bir projede manevi bir takım gereklilikler kendiliğinden var ise o zaman başarısız olmanız çok zor. Umarım bundan sonra da hayatımda hep doğru projeler olur. En azından artık bir dizi ya da sinema filminde rol alacaksam dikkat etmem gereken unsurların neler olduğunu daha iyi biliyorum. İkinci büyük başarınızı Asmalı Konak ile elde ettiniz. Dizinin seyirci tarafından beğenilmesinin nedeni sizce nedir? Nurgül Yeşilçay : Dizinin seyirci tarafından beğenilmesinin en büyük nedeni bir kere bizim projeye çok inanmamız. Çok uyumlu bir ekip olmamız. Çaycısından yönetmenine kadar herkes birbiriyle çok iyi anlaşıyor ve birbirine çok sıcak. Senaryo çok güzel, hikaye ayrı güzel. Herkesin kendi yaşamından bulacağı kesitlerin olması da bence seyircinin beğenmesindeki en büyük etkenlerden biri. Abartı yok inandırıcılık var.
|
||||
|
||||
|
"Bahar" ile sizin karakteriniz benziyor mu? Aşk uğruna herşeyi göze alacak bir yapıda mısınız? Nurgül Yeşilçay : Bahar benimle çok örtüşen bir karakter. Ben de aşık olunca onun gibi olurum ve pek çok şeyi göze alabilirim. Zaten aşk da böyle bir şey bence. Karşınızda duran, aşık olduğunuz insan için yapamayacağınız şey yokmuş gibi hissetmenize neden olan bir duygudur aşk. Sinemada da ses getiren yapımlarda oynadınız. Televizyon mu yoksa sinema mı daha ağır basıyor? Nurgül Yeşilçay : Televizyon mu sinema mı diye bir ayrım yapmak istemiyorum. Çünkü ikisinde de sevdiğim işi, yani oyunculuğu yapıyorum. Tabii ki birbirinden çok farklı iki sektör ama ikisinin de yeri ayrı benim için. Sinema çok büyülü bir şey, daha kısa süreli ama heyecanlı. Dizi ise bir süre sonra içinde yaşamaya başladığınız, adeta kendi hayatınızdan ayrı ikinci bir hayat yaşatıyor. Sinema da, dizi film de keyifli, iyi yapımlar ise, bence önemli olan budur. İçinize sinen, insanların beğendiği bir şey yapmak, takdir edilmek onun keyfini çıkarmak da çok güzel. Tiyatro kökenli bir oyuncusunuz. Tiyatroya dönmeyi düşünüyor musunuz? Nurgül Yeşilçay : Tiyatro tabii. Çok istediğim bir şey. Aslında bu arada kopmuş da değilim. Çünkü ben boş vakitlerimde senaryo çalışmaları yapıyorum, tiyatro oyunlarıyla ilgileniyorum. Hatta Asmalı Konak'ta Seyhan Ağa rolündeki arkadaşım Devrim Saltoğlu'yla birlikte, bir tiyatro oyunu çalışmasının hazırlıklarını bile yapıyoruz. Devrim'le aynı okuldan arkadaşız ve yıllardır böyle bir isteğimiz vardı. Asmalı Konak'tan dolayı şu an bu projeyi hayata geçiremedik henüz ama en kısa zamanda gerçekleştirmek istiyoruz. Oyunculuk eğitimi alırken idealleriniz neydi? Geleceğe yönelik hedefleriniz nelerdir? Nurgül Yeşilçay : Aslında ben çok uzun vadeli planlar, kendine idealler yaratan biri değilim. Öğrenciyken, öğrenci olmanın tadına, öğrenmenin tadına vardım. Hiçbir zaman büyük ideallerim olmadı. Elimden geldiğince öğrendiğim şeyleri kavramaya çalıştım. O anı yaşadım yani. Hani genellikle sanatçıların çoğu, özellikle de ses sanatçıları, "elime tarak alır, mikrofonmuş gibi şarkılar söylerdim küçükken" diye söze başlar ya, benim için hiç öyle olmadı. Şu an bile çok belirgin ideallerim olmamakla birlikte, kısa vadeli planlarım var. Bir kere kazandığım parayı kendime yatırıyorum yine. Workshop'lara katılıp, yabancı dil öğreniyorum. Çok fazla film izliyorum ve analizler yapıyorum. Şu an ideallerim öğrencilik yıllarından daha belirgin ama yine de, şu an içinde bulunduğum işlere performansımı yansıtabilmek adına geleceği değil de şimdiyi düşünerek hareket ediyorum. Hedefim iyi bir oyuncu olmak. Şu an Asmalı Konak var. Bu sezon büyük bir ihtimalle bitecek, ardından da birlikte çalıştığım, şirketim olan AJANS'ın benim için bir süredir üzerinde çalıştığı projeleri değerlendirmek için vakit bulabileceğim.
|
||||
|
||||
|
Nurgül Yeşilçay ile iletişim 7 Eylül 2010 Salı Eti Röportajı ~ Dilek Sancılı Röportajı ~ Şirin Sever Röportajı Nurgül Yeşilçay |